“Bir daha sesimizi duyamayabilirsiniz, hakkınızı helal edin” diye mesaj bıraktılar. Kendimi adeta cehennem gibi bir kabusta olduğumu düşündüm.
Elif Tabak: Sizi Tanıyabilir miyiz? Bize kendinizden biraz bahsedebilir misiniz?
Marwa Akdaboul: Benim adım Marwa Aldaboul, Suriye’li Arap Alevisiyim. Suriye’in kıyı kesimindeki Baniyas şehrinde doğdum ve eğitim öğretimimi bu şehirde tamamladım. Daha sonra Lattakia Üniversitesi’nde eğitimime başladım. Daha sonra Kamu Yönetimi alanında yüksek lisans ve Uluslararası İnsani Hukuk alanında yüksek lisans yapmak için Şam’a taşındım. Gönüllü olarak bir çok kurumda yaptığım çalışmalarımın yanı sıra bir çok yardım kuruluşu ve diğer insani yardım kuruluşlarıyla birlikte aynı anda işime başladım ve çalıştım. Geçmiş değerlerim eşdeğerlik, merhamet, saygı ve insani ilkelere dayanmaktadır.
Eğitimli, yardımsever ve arkadaş canlısı bir Aileden geliyorum.
Biz de tüm insanlar gibi bir aileyiz. Eskiden bu kadar aleni nefret söylemi veya ayrımcılık olmazdı.
Elif Tabak: Alevi inancınız nedeniyle Suriye’de ne tür sorunlar yaşadınız? Diğer inançlara sahip topluluklarla sorunlarınız oldu mu?
Marwa Akdaboul: Alevi inancım nedeniyle herhangi bir sorun yaşamadım, sadece bazı durumlarda Alevi olduğumu gizlemek zorunda kalıyorum ve inancımız ve dini ritüellerimiz hakkında konuşmaktan rahatsız oluyorum. Birkaç kez bazı insanların bana tuhaf gözle baktığını gördüm çünkü başörtüsü takmıyorum.
Ancak 2011’den itibaren, özellikle sosyal medyada Aleviler olarak inancım ve halkıma karşı çok fazla nefret söylemi deneyimlemeye başladım ve bu “Esad” rejimi çöktükten sonra önemli ölçüde arttı.
Daha önce diğer inançlara sahip diğer topluluklarla herhangi bir sorun yaşamadım.
